Bu Blogda Ara

27 Mayıs 2017 Cumartesi

PAUL KLEE - MODERN SANAT ÜZERİNE

Paul Klee "Senecio"

  Bugün Paul Klee'nin bir sergi açılışında verdiği konferans temel alınarak yayımlanan kitabı "Modern Sanat Üzerine"yi bitirdim. Başta fazla terimsel gelse de okudukça yanıldığımı farkettim. Oldukça başarılı ve farklı bir kitap. Özellikle altını çizerek okuduğum bazı yerleri burada da paylaşmak istedim. Bazı alıntılar;

   Ressam olarak sürüklendiğim yöne başkalarını da yönlendirme araçlarını elimde tuttuğumu hissetmeme rağmen, sadece sözcükleri kullanarak aynı güvenilir yol göstericiliği başarabileceğimden korkuyorum.
  ...
   Ancak sözcüklerin tek başlarına size yönelmeyecekleri, belki resimlerimden aldığınız birtakım belirsiz izlenimleri tamamlayıp yoğunlaştıracakları düşüncesiyle kendimi avutuyorum.
  ...
  Zamanın geçişiyle görüntüden silinen her boyuta diyeceğiz ki:Sen şimdi Geçmiş oluyorsun. Fakat olasılıkla daha sonra çok önemli bir anda tekrar yeni bir boyutta karşılaşabiliriz. Ve bir kez daha sen Şimdi olabilirsin.
   ...
   Ve boyutların sayısının artmasıyla birlikte, yapının bütün farklı parçalarının aynı anda görüntülenmesinin giderek güçleştiğini anladığımız zaman büyük bir sabırla çabalarımızı sürdürmemiz gerekiyor.
  ...
   Fakat kendimi belki de öylesine anlaşılır kılacağım ki, sonuçta herhangi bir resimde bu çok sayıdaki boyut ile eş zamanlı bağlantı görüngüsünü rahatça görebilmemiz açısından daha iyi bir konumda olacaksınız.
  ...
   Çünkü biraz hayal gücüyle, karmaşık bir yapıya ait herhangi bir görüntü doğadaki görüntülerle karşılaştırılabilir.
  ...
   Resimlerdeki nesneler bize sakin veya sert, gergin veya dingin, yatıştırıcı veya ürkütücü, kederli veya gülümseyerek bakarlar.
   ...
   Belki de sanatçı gönülsüz bir felsefecidir ve iyimserle birlikte bu dünyayı bütün olası dünyaların en iyisi yada bir model olmayacak kadar kötü kabul etmese de şöyle der:
  "Şu andaki biçimi bakımından bu dünya mümkün olan tek dünya değildir."
  ...
   Kendi yolunu sonuna kadar izlemeyen sanatçı küstahtır. Fakat ilksel gücün tüm evrimi beslediği bu gizli bahçeye girebilen sanatçılar seçilmiş kişileridir.

*Paul Klee'nin "Modern Sanat Üzerine" adlı kitabından alıntıdır.

21 Mayıs 2017 Pazar

LE TABLEAU FİLM ELEŞTİRİSİ


    İsmi Fransızca'da 'Tablo' anlamına gelen Türkçe'ye 'Mutluluğa Boya Beni' şeklinde çevrilen bu animasyon filmin yapım yılı 2011. Aslında çok eski sayılmaz. Ancak bu bilgiyi edinmeden önce nedense filmin çok daha eski bir yapım olduğunu düşünmüştüm. Belki bu düşüncemin sebebi çizimlerdeki sadelik; izlerken insanı sakinleştiren, yormayan basitlik. Hatta bahsettiğim bu sadelik filmdeki bazı figürlerde çok daha fazla. Çünkü onlar, "Yarımlar ve Eskizler" yani ressam tarafından boyaması bitmemiş figürler. Bu, belki ressamın tembelliği belki de tercihi... Tahmin ediyorum ki bu filmi izleyen ressam adayları ve ressamlar artık yarım veya eksik tablo, çizim bırakmayacaklar.
     Filmde yarımlar ve eskizlerin haricinde bir de "Tastamamlar" var ki onlarda boyaması tamamen bitmiş figürler. Ne yazık ki yarımlar ve eskizler, tastamamlar tarafında pek sevilmiyor hatta karanlık ormanda yaşamaya mahkum edilip ışığa ve şatoya gelmeleri yasaklanıyor. Gerek sürekli karanlık ormanda olmaları gerekse yarım olmaları ve bu nedenle dışlanmaları bu figürlerde mutsuzluk ve bunalım hali oluşturuyor. Onlar da tastamamlar gibi şatoda saatlerce eğlenmek, ışığın içinde olmak istiyorlar. Öyle bir an geliyor ki birkaç karakter kabuklarını kırıp büyük bir maceraya atılıyorlar. Amaçları ise, resmi yapan ressamı bulmak ve kendilerini tamamlamasını istemek...
     Konusu bir hayli ilgi çekici olan bu film izlerken bende güzel hisler oluşturdu. Özgünlüğü ise beni ayrıca etkiledi. Son olarak da şunu belirteyim, filmin yönetmenliğini Jean François Laguionie üstleniyor.









10 Mayıs 2017 Çarşamba

EMPRESYONIZM (İZLENİMCİLİK)

  19. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkmıştır. Bu akımda sanatçı; doğayı veya insanı gerçekçi bir şekilde çizmektense onda oluşturduğu hissi, duyguyu ve düşünceyi resmeder. Soyut tasvirler ve kişisel yorumlar ön plandadır. Sanatçılar, çoğunlukla doğada çalışmayı tercih eder, atölyelerinde ve kapalı ortamlarda pek çalışmazlar. Güneşin doğuşunu, batışını, ışığını, hareketini yakalamak ve bunları resimlerinde izleyicilere hissettirmek isterler.
  Monet'in "İzlenim:Gün Doğumu" adlı ünlü tablosu akımın ismine ilham olmuştur.
 Temsilcileri;
. Claude Monet
. Auguste Renoir
. Van Gogh
. Cezanne
. Camille Pissarro
. Alfred Sisley
. Edouard Manet
. Mary Cassatt
. Georges Seurat
. Paul Gauguin


Monet'in akıma ismini veren tablosu "İzlenim:Gün Doğumu" (1872)




Auguste Renoir "Bal Du Moulin de la Galette" (1876)




Van Gogh "Yıldızlı Gece" (1889)
(Belki de akımın anlaşılabilirliği için en uygun eser)




Alfred Sisley 




Edouard Manet "Şemsiyeli Kadın" (1886)




Mary Cassatt 




Camille Pissarro "Pontoise Bahçesi" (1875)






4 Şubat 2017 Cumartesi

JEANNE D'ARC'IN ÖTEKİ ÖLÜMÜ

 
Not:Görsel, Tiyatro Sitesinden Alıntıdır.
  

   Dün 'Askıda Ne Var' adlı üniversite öğrencilerine ücretsiz yemek, kıyafet, tiyatro ve konser bileti sağlayan sosyal girişim projesi kapsamında kazandığım bilet ile tiyatroya gittim. Oyunun ismi Jeanne D'arc'ın Öteki Ölümü. Daha önce izlemiştim ancak bir tiyatro oyunu defalarca izlenince asıl anlamını buluyor bence. Her izleyişte insana daha farklı şeyler katıyor, daha farklı duygular hissettiriyor. Tiyatroyu bu yüzden seviyorum işte... Sizlere tavsiyem televizyon başında vakit kaybetmek yerine çıkın tiyatroya gidin, yaşadığınızı hissedin. Bana tekrar bu mutluluğu yaşattığı için 'Askıda Ne Var' ekibine sonsuz teşekkürler.

   Jeanne D'arc'ın Öteki Ölümü, Eskişehir Şehir Tiyatroları'nın birbirinden güzel(bunu çok samimi şekilde yazıyorum) ve başarılı oyunlarından birisi. Üç kişi rol alıyor ve tek perde. Toplumsal sistem dahil birçok şeyi sorguluyor ve farkındalık yaratıyor. Bazen güldürürken bazen de hüzünlendiriyor ve sonunda herkes ayakta alkışlıyor.



3 Şubat 2017 Cuma

ÇİZİM YAPARKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?




   Daha iyi çizmek için yapabileceğimiz birkaç küçük ayrıntıyı belirtmek istiyorum.

-Kaleminizin ucu daima açık olsun.Böylece çok daha kaliteli çizgiler çizersiniz.
-Çok yumuşak(6B/7B/8B) kalemleri çok gerekli olmadığı sürece kullanmayın. Tavsiyem H, 2B ve 3B. 
-Eğer bir alanda koyu bir değer elde etmek istiyorsanız kalemi bastırarak bunu yapmak pek tercih edilmez. Koyu değer için kaleminizi bastırmadan o alanda çok oynatmanızı tavsiye ederim.
-Eğer kurşun kalem ile çizim yapıyorsanız ve eliniz kalem lekesi oluyorsa mutlaka elinizin altına bir kağıt yerleştirin. Böylece çizgilerin birbirine karışmasını da önlersiniz.
-Resim kağıdı veya A4 kağıdına çiziyorsanız mutlaka duralit/altlık kullanın.
-Kolunuzu kağıda sabitlemeyin. Çizim yaparken elinizin ve kolunuzun rahat ve serbest olması oldukça önemli.

   Bu yazdıklarımın hepsini uygulamakta zorlanabilirsiniz, çünkü başta bende zorlanmıştım :)
Ama bunlar kaliteli çizim yapmak için kullandığımız(artık alışkanlık haline gelen) önemli dış faktörler. Umarım sizlere de faydası olur.

30 Ocak 2017 Pazartesi

NEDEN ÇOĞUNLUKLA HAYVAN ÇİZİMLERİ YAPIYORUM?

 
1-2 hafta önce yaptığım fil çizimim



   Bu soruyu özellikle şu sıralar çok duyuyorum. Acaba neden çoğunlukla hayvan çizimi yapıyorum? Cevabı basit aslında. Çünkü; hayvanlar tam bir doku zengini. Örneğin; bir filin derisindeki kırışıklıklar, maymunun gözleri, gergedanın boynuzu çok şey öğretiyor bana. Aynı zamanda anatomileri de. Hatta geçtiğimiz yıllarda çoğunlukla çekirge ve arı çizimi yapardım. Kuşkusuz çok şey kattı bana. Ama bazen çizim yapmadığım zamanlarda dahi gözlerimin önünde çekirgelerin uçuştuğunu inkar edemem :) 

   Picasso da yıllarca güvercin ayağı çizimi yaptı. Her ayrıntısını, dokusunu ve anatomisine dair her şeyi inceledi. Peki bunu neden yaptı? Tabi ki kendisini özellikle de gözlem gücünü geliştirebilmek için. Çünkü; o, ayağa her bakışında farklı bir detay, farklı bir doku görüyordu. Ve bıkmadan usanmadan defalarca çiziyordu. Biz çizerler, ressamlar veya ressam adayları her nesneye sanki onu ilk defa görüyormuşçasına ayrıntılı bakmalıyız, incelemeliyiz. İncelemeliyiz ki kendimizi geliştirelim. 

   İşte bu sebeplerden dolayı hayvan anatomisine ve dokusuna önem veriyorum. 


27 Ocak 2017 Cuma

ÜNLÜ RESSAMLARIN ESERLERİ HANGİ MÜZELERDE SERGİLENİYOR?

   1-Sandro Boticelli- Venüs'ün Doğuşu(1486): Paris, Louvre Müzesi






   2-Rembrandt-Gece Devriyesi(1642):Amsterdam, Rijksmuseum






   3-Picasso-Guernica(1937):Madrid,Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi






   4-Hieronymus Bosch-Dünyevi Zevkler Bahçesi(1504):Madrid,Prado Müzesi






   5-Gustav Klimt-The Kiss(1908):Viyana,Österreichische Galerie Belvedere






   6-Van Gogh-Yıldızlı Gece(1889):New York,Modern Sanatlar Müzesi







   7-Leonardo Da Vinci-Son Akşam Yemeği(1498):Milano, Santa Maria delle Grazie






   8-Jan Van Eyck-Arnolfini'nin Evlenmesi(1434):Londra,National Gallery







   9-Velazquez-Nedimeler(1656):Madrid,Prado Müzesi







   10-Salvador Dali-Belleğin Azmi(1931):New York,Modern Sanatlar Müzesi






   11-Edward Munch-Çığlık(1893):Norveç,Oslo Munch Müzesi







   12-Michelangelo-Adem'in Yaratılışı(1511):Vatikan, Sistine Şapeli







   13-Johannes Vermeer-İnci Küpeli Kız(1665):Amsterdam, Mauritshuis Müzesi







   14-Van Gogh-Patates Yiyenler(1885):Amsterdam, Van Gogh Müzesi







   15-Leonardo Da Vinci-Mona Lisa(1519):Paris, Louvre Müzesi

      






   16-James Abbott Mcneil Whistler-Whistler'in Annesi(1871):Paris,Orsay Müzesi






   17-Frida Kahlo-İki Frida(1939):Meksika, Modern Sanatlar Müzesi